Ads 468x60px

sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2013 Perşembe

Tansiyon Olculen Yerler Kan Basinci

Tansiyon Olculen Yerler Kan Basinci

Kan Basıncı Ölçülen Yerler

Kan basıncı genel olarak sol brakial arterden ölçülür. Hastanın du­rumuna ve aldığı pozisyona göre sağ brakial arterden de alınır.
Kalp hastalarında her iki koldan ölçmek ve aradaki farkı görmek gerekli­dir.
Kan basıncı palpasyon yönteminde radial arterden ölçülür. Bu amaçla ayak bileğindeki arterlerden de kan basıncı ölçülebilir.

Tansiyon Ölçme İlkeleri

• Kol düz şekilde olmalı ve desteklenmelidir. Kol kalp seviyesinde olmalıdır.
• Manşet ve steteskopun diyaframı doğru yere yerleştirilmeli,
• Manometrenin ibresi sıfırda olmalıdır.
• Tansiyon ölçülemediği zaman manşetteki hava tamamen boşaltılmalı ve 30-40 saniye beklenmeli, sonra yeniden ölçüm yapılmalıdır.
• Manşetin uzunluğu kola uygun olmalıdır.
• Kolda yara, enfeksiyon ve ödem olmamalıdır.
• Tansiyon ölçümü öncelikle sol koldan yapılmalıdır.
• Kolda enfeksiyon varsa manşetin altına gazlı bez konmalıdır.
• Hasta ruhen ve bedenen dinlenmiş olmalı.
• Fiziksel hareketlerden sonra hasta dinlenmelidir.
• Tansiyon aletleri bakımlı olmalı, doğru ölçüp ölçmedikleri sık sık test edilmelidir.
• Bazı ülkelerde mmHg biriminden başka birimler kullanıldığı için tan siyon aletleri çift göstergeli üretilmektedir. Hangi göstergeye göre tan­siyon ölçüleceği iyi bilinmelidir.
• Civalı tansiyon aletleri tercihen kullanılmalıdır.

Venöz Kan Basıncı Genel Bilgiler


Venlerde dolaşan kan, venlere 15 mmHg'lik civa basıncı yaparlar. Ven-lerdeki kan dolaşımı, venöz basınç ve venlerin anatomik yapıları yardımıyla kalbe doğru kolayca devam eder. Aynı zamanda arterlerin yanında yer alan venler, arterlerin genişlemesiyle daralırlar.

Bu daralma, vena kapakçıkları venöz kan basınç ve kalbin negatif emme gücü gibi mekanizmalar ile kan yer
Reade more >>

Epilepsi ve Uyku Bozuklukları

Epilepsi ve Uyku Bozuklukları


Uyku-uyanıklık düzenlenmesinin biyolojik olgunlaşma ve gelişimsel etmenler ile etkileşmesi sebebiyle çocuklarda uyku bozukluklarının görülme sıklığı yüksektir.
Çalışmalar, çocukların yaklaşık dörtte birinin uyku sorununun olduğunu ortaya koymaktadır (52). Konya'da 0-17 yaş grubunda yapılan bir çalışmada uyku bozukluklannın sıklığı %28,9 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada en sık tespit edilen uyku bozuklukları; %8,4 oranında uykuda konuşma, %7,7 kabus bozukluğu, %5,8 uykusuzluk, %5 uykuda altını ıslatma, %4 karabasan, %3,6 uykuda horlama, %3,3 uykuda varsanılar, %3 şuursuz uyanma, %2,5 uyurgezerlik, %2,3 oranında gecikmiş uyku bozukluğu olarak bildirilmiştir
Edirne'de yapılan bir çalışmada 6-18 yaş arasındaki parasomni yayınlığı %71,6 olarak bildirilmiştir (54). Ağargün ve ark. (55) 7-11 yaş arası çocuklarda yaptığı bir başka çalışmada da parasomni yaygınlığı %14,4 olarak bildirilmiştir.
Uluslararası uyku bozuklukları sınıflaması 2005 kitabında çocuklarda uyku bozukluklarının sıklığı şöyle belirtilmiştir: uyurgezerlik %17, karabasan %1-6,5, uyku felci %5, kâbus bozukluğu % 10-50, uykuda konuşma %5, uykuda horlama %10-12, uykuda tıkayıcı solunum durması% 2, şuursuz uyanma %17,3, çocukluk çağının davranışla ilgili uykusuzluğu % 10-30, gecikmiş uyku faz bozukluğu %7-16 oranında bildirilmiştir
İlk uyku bozuklukları sınıflaması 1979 yılında “ Diagnostic Classifıcation of Sleep and Arousal Disorders” başlığı altında yayınlanmıştır. Bu ilk sınıflamada uyku bozuklukları uyku bozukluğu semptomları temel alınarak sınıflanmış ve bugün kullandığımız sınıflamaların temelini oluşturmuştur. 1990 yılında ikinci uyku bozuklukları sınıflaması yayınlanmış, bu sınıflama da 1997 yılında gözden geçirilerek tekrar yayınlanmış ve birçok hekim ve merkez tarafından uzun süre kullanılmışlardır. 2003 yılında “American Academy of Sleep Medicine” yeni bir çalışma başlatmış ve 2005 yılında elimizdeki son sınıflamayı yayınlamıştır. Bu sınıflamada katı kurallara bağlı kalınmamakta uyku bozuklukları semptom, fızyopatoloji ve zaman zaman da sistem bazında incelenerek sınırlanmıştır. Sınıflama 8 kategoride 85 uyku hastalığını içermektedir
Ana kategoriler aşağıda sıralanmıştır:
1. İnsomniler
2. Uykuda solunum bozuklukları
3. Uykuda solunum bozukluğuna bağlı olmayan aşırı uykululuk halleri
4.  Sirkadiyen ritm bozuklukları
5. Parasomniler
6. Uykuya bağlı hareket bozuklukları
7. Normal variantları ve çözümlenmemiş uyku bozuklukları
8. Diğer uyku bozuklukları
Araştırma sonuçları, uyku sorunlarının çocuklarda yetersiz olarak tarandığına ve bunun sonucu olarak sıklıkla atlandığına işaret etmektedir (58). Örneğin 2001'de Owens ve ark. (59) yaptığı, 600 kadar pediatristin katıldığı bir araştırmada hekimlerin %20' sinden fazlası, sağlıklı okul çağı çocuklarının rutin değerlendirmesi sırasında uyku sorunlarını hiç sorgulamadıklarını; ergenlerin ise %40'ından daha azını bu yönde sorguladıklarını belirtmişlerdir.
Reade more >>